Bademcik ve Genizeti Sorunları

Bademcik (Tonsil) ve geniz eti (Adenoid) olarak isimlendirilen dokular lenfoid hücrelerden oluşmuştur. Bu yapılar vücudun mikroplara karşı ilk savunma sistemlerini oluşturular.  Başka bir deyişle bağışıklık sisteminin ilk parçalarını oluştururlar. Yeni doğanda anneden geçen antikorlar (mikroplara karşı vücudu savunan moleküller) nedeniyle küçüktürler. Ancak çocuk büyüyüp mikroplarla karşılaştıkça geçirilen enfeksiyonlara bağlı olarak büyürler. 6-8 yaşlardan itibaren bağışıklık sisteminin olgunlaşması, östaki tüpünün matürizasyonu ve kafanın büyümesi ile küçülme eğilimi gösterirler. Geniz etinin büyük olması burundan solunuma engel oluşturur. Ayrıca kulak ve sinüslerin sıvılarının boşalımını bozarak değişik boyutta problemlere yol açarlar. Bu çocuklarda işitme kayıpları (Kulakta sıvı birikimi nedeni ile), horlama (yetişkin gibi horlama ya da uykuda solunum durması), ağızdan soluma, gece öksürükleri, ağız kokusu, burun akıntıları gözlenmektedir. Kronik geniz eti iltihapları veya büyümeleri ortodontik bozukluklar, yüz gelişiminde bozukluklar ve konuşma bozukluğuna yol açabilmektedir.

Bademcik ve geniz eti büyümeleri üst solunum yolunu daraltacak boyuta ulaştığında horlama ve apne dediğimiz uykuda nefessiz kalma gibi ciddi sorunlar başlatır. Aynı zamanda kulakta sıvı birikimi gibi orta kulakta iletim problemlerine de neden olarak çocuğun işitmesinde de problemlere neden olabilirler. Böyle durumlarda çocuklarda seslere cevap vermeme, konuşulanı anlamama, bazı harfleri çıkaramama ve televizyon ya da tablet gibi aletlerin sesini çok açma gibi problemler gelişebilir. Bu durumlarda bir KBB uzmanı ile görüşülmesinde yarar vardır.

BADEMCİKLER VE GENİZ ETİ HANGİ DURUMLARDA ALINMALIDIR?

Bademcik ve geniz eti ameliyatları KBB kliniklerinde sık uygulanmaktadır. İlaç tedavisinden fayda görülmediğinde cerrahi tedavi uygulanmaktadır. Bu ameliyata karar vermek için kullanılan iki kriter vardır. Kesin ve göreceli olarak ameliyatın gerekliliği belirlenir.

Kesin ameliyatı gerektiren durumlar:

  • Üst solunum yolunun bademcik ve geniz eti büyüklüğüne bağlı olarak tıkanması
  • Bademcik etrafında abse (Peritonsiller abse)
  • Kötü huylu tümör şüphesi
  • Çene yapısını bozan geniz eti ve bademcik büyümeleri.

Göreceli kriterler ise

  • Sık tekrar eden bademcik enfeksiyonları. Bademcik ameliyatlarının %40’ı bu nedenle yapılmaktadır. Son bir yılda 7 defa veya son iki yılda yıl başına 5’şer defa veya son üç yılda yıl başına 3 ‘er defa yada daha sık ateşli bademcik iltihaplanması geçirilmesi
  • Difteri (Kuş palazı) mikrobu taşıyıcıları
  • Kalp kapak bozukluğu olan kişiler.
  • Bademcik ve geniz eti iltihaplanmasına bağlı olarak sık orta kulak iltihabı geçirilmesi.

Bu gibi durumlarda kronik bademcik iltihaplanması olarak adlandırılır. Çözümünde cerrahi tedavisi önerilir, planlanır.

BU AMELİYATLAR HANGİ YAŞTA YAPILIR?

Bademcik hastalıkları çocuk yaş grubu sorunu olarak bilinmekle birlikte erişkin işinde aynı kurallar geçerlidir. Ameliyata engel oluşturacak herhangi bir ciddi sağlık problemi olmayan erişkinlerde de bademcik ameliyat uygulanmaktadır. Alt yaş sınırı zorunlu haller dışında 4-5 yaş olarak belirlenmiştir. Üst yaş sınırını belirlemek mümkün değildir. Genel olarak ileri yaşlarda bu hastalığın görülme oranı düşüktür ve çoğu zaman basit çözümler tercih edilmektedir.

BADEMCİK AMELİYATI RİSKLİ MİDİR?

Bademcik ameliyatları riski oldukça düşük orandadır. İstatistiklerde 14.000 ameliyattan birinde anesteziye veya cerrahiye bağlı ciddi komplikasyon bildirilmektedir. Ameliyat sonrası ciddi kanama oranı 5/1000 gibi düşük orandadır. Bademcik ameliyatından sonra vücudun savunma sistemi ile ilgili birçok bilimsel çalışma yapılmış ancak net bir sonuç elde edilmemiştir. Bademcikleri alınmış insanlarda lenfositlerin bazı tiplerinin sayısında azalma gösterilmiştir. Ancak bunun klinik olarak sorun doğurduğuna rastlanılmamıştır. Bademcik ameliyatından sonra daha kolay farenjit olunduğu yolunda bir inanış vardır. Bademciği alınmış ya da alınmamış insanlarda farenjit görülme oranı aynı sıklıktadır. Bademciklerin alınması farenjit olma oranını artırmamaktadır.